Vegan 1 Gün

“Vegan” kelimesini duymuşsunuzdur.  Beslenme öğünlerinde hiçbir şekilde hayvansal gıda kullanılmamaktadır.  Bunlara örnek olarak bal, tereyağı, yumurta, peynir, süt, et, balık, tavuk vs. gibi gıdaları sıralayabiliriz.  Bazı zamanlar vücudu dinlendirmek adına Vegan beslenmenin yararlı olduğunu okumuştum.  Bu yüzden de beslenme rutinim de zaman zaman Vegan beslenmeye yer veriyorum. Ne gibi faydaları oluyor derseniz kendinizi daha hafif hissediyorsunuz, sindirim sisteminiz daha iyi çalışıyor ve kaşıntı gibi problemleriniz varsa biraz daha hafiflediğini görüyorsunuz. Tabii diğer günler de sağlıklı beslenme programlarını uygularsanız faydasını daha iyi görmüş olacaksınız. Haftanın 1 günü Vegan beslenmeyi tercih edebilirsiniz. Bu yazımda da 1 günlük Vegan yemek listesini sizlerle paylaşacağım.

Kahvaltı

Bazı insanlar uyanır uyanmaz kahvaltı yapmak ister bazıları ise bu durumun tam tersini uygular.  Normal kahvaltılarda özendiğimiz gibi Vegan kahvaltılarda da özenerek doyurucu bir öğün oluşturabiliriz.  Şöyle ki; kahvaltımızdaki bir sürü şey hayvansal ürün olduğu için bazı şeyleri çıkardığımızda yiyecek bir şey kalmaz diye düşünebilirsiniz fakat haftanın birkaç günü uygulamak için birçok alternatif var.  En basit ve en lezzetli olan Yumurtasız Menemen

  • Zeytinyağı
  • Domates
  • Yeşil biber
  • 1 adet Sarımsak
  • Tuz ve kırmızıbiber

Hazırlanışı: Uygulamasını bilmeyen yoktur tabii ama ben gene de
ilâve ediliyorum. Ben öncelikle zeytinyağında yeşil biberleri soteledikten sonra domatesleri, baharatları ve sarımsağı ekleyip pişiriyorum. Ve hazır.

Öğle Yemeği

Bulgur Pilavı

  • 1 Kabak
  • 1 Yeşil biber
  • 1 kase Bulgur
  • Biraz salça
  • Sıcak su
  • Zeytinyağı

Hazırlanışı: Kabakları ve yeşil biberleri doğradıktan sonra zeytinyağında kavuruyoruz.  Ardından bulgur ve salçayı ekleyip karıştırdıktan sonra baharatlar ilâve ediliyor ve sıcak su ile birlikte pişmeye bırakılıyor.  Miktarı istediğiniz gibi belirlirleyebilirsiniz.

Zeytinyağlı Enginar

  • 2 adet Enginar
  • Yarım Havuç
  • 1 tatlı kaşığı Bezelye
  • 1 yarım soğan
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Su

Hazırlanışı: Enginarları önce zeytinyağlı suda haşlıyorum. Daha sonra küçük küçük doğradığım havuçları ve bezelyeyi üzerine koyuyorum. Soğanı da tümden suyun içerisine tat vermesi adına ilâve ediyorum. Bütün malzemeler haşlandıktan sonra ocaktan alıyorum.

Ara Öğün

Ara öğünlerde Hi!Bites markasının Kuru Yemişli İncirini tüketiyorum. Vegan ara öğünlerinizde sadece kuruyemiş de tüketebilirsiniz.

Akşam Yemeği

  • 1 su bardağı kadar Nohut
  • Kırmızı pul biber
  • Kuru Nane
  • Tuz
  • Taze soğan
  • Maydanoz
  • Zeytinyağı

Hazırlanışı: Nohutları 1 gün öncesinden suda bekletmeniz gerekiyor. Daha sonra nohutlar suda haşlandıktan sonra bütün diğer malzemeleri içerisine ilave ederek mutfak makinasında çekin hepsinin homojen olmasını sağlayın. Ardından köfte şeklini verip zeytinyağında kızartın. İşte hazır..

EN İYİ 5 CİLT ÜRÜNÜ

Bakımlı görünmek her kadının isteğidir. Bakımlı olmak denilince akla ilk olarak makyaj yapmak gelebilir fakat öncelik cilt temizliği ve cilt ürünlerine verilmesi gerekir. Çünkü; cildin yeterince sağlıklı olmaması hem yapılan makyajı iyi göstermeyecektir hem de cilt problemlerine sebep olacaktır. En iyi beş cilt ürünü olarak öncelikle cilt maskelerinden bahsetmek istiyorum.

  • We Love Face Masks

Watsons mağazalarında bulunan We Love Face Masks  markalı yüz maskeleri vegan içerikli olup kahveli, kömürlü, avokado ve yulaflı çeşitleri mevcut. Benim kullandıklarım ise kahveli ve avokadolu yulaflı olmak üzere bu çeşitler hakkında bahsedeceğim. Kahveli maske, ciltte renk eşitsizliğini aynı zamanda da cildin yumuşak olmasını sağlıyor. Avokadolu yulaflı maske ise cildin pürüzsüzleşmesinde yardımcı oluyor.

  • Yves Rocher Hydra Vegetal Göz Altı Kremi

Yves Rocher Hydra Vegetal Göz altı kremi göz altlarının nemlenmesini sağlıyor. Hergün düzenli olarak kullanıldığında göz altlarındaki kuruluğun gitmesini sağlıyor.

  • Farmasi Dr. Tuna Black Mask

Farmasi markasının Black Maskesi özellikle yüzdeki T bölgesindeki siyah noktaların kolayca çıkarılmasında etkili bir üründür.

  • Yves Rocher Pure System

Cilt üzerindeki akne ve kirin giderilmesinde çok etkili bir üründür. İçerisindeki peeling taneleri daha belirgin olduğu için aynı zamanda vücut üzerinde de kullanabilirsiniz. Cildi temizledikten sonra cildin pürüzsüz görünmesini sağlıyor.

#eniyi5ciltürünü #eniyiciltürünleri #yvesrocher #farmasi #beauty #welovefacemasks #watsons #indian #beautiful #güzellik #bakım #germany #england #nyc #follow #like #blogger #beatiful

Cilt Bakımı

Cilt temizliği denilince akla birçok yöntem gelebilir. Yüz maskeleri, peelingler, tonikler, gece ve gündüz kremleri vs. Aynı zaman da doğal besinlerle yapılan binbir çeşit yüz maskeleri bunlar; pirinç, avokado, domates, patates gibi birçok besin öğelerini sayabiliriz. Herkesin cilt tipine göre kullandığı bakım ürünleri ya da evinde yaptığı cilt bakım rutinleri vardır. Yağlı, karma, normal, kuru ve hassas olmak üzere çeşitli yüz tipleri var bunları biliyoruz. Her şeyden önce şunu bilmeliyiz ki her cildin neme ihtiyacı vardır. Yağlı bir cilt bile neme ihtiyaç duyar.

Benim cilt tipim kuru bu yüzden kendi kullandığım ürünlerden ve doğal maskelerden bahsedeceğim. Cilt üzerinde oluşan ince çizgiler ya da solgun yüzlerin temel kaynağı cilt temizliğinin iyi yapılmaması ve yeterince cildin neme doymamasından kaynaklanmaktadır. Öncelikle yüzümüze sürdüğümüz ürünlerin temiz içerikli olduklarına emin olmamız gerekir. Neden? diye sorarsanız eğer şöyle ki; yüz ürünlerinin içerisindeki kimyasallar bizi hasta edebilir aynı zamanda cildimizde tahrişe ve hassasiyete neden olabilir. Öncelikle cilt bakımı için cilt tipimizi bilmemiz gerekir. Benim kuru bir cildim var ve biliyorum ki gerektiği kadar nemlendirmezsem çok cansız görünebilir ve buna göz altları da dahil. Göz altları daha yorgun ve göz çevresindeki çizgiler daha belirgin duruyor.  Ben genellikle ürünlerimi Yves Rocher’den kullanıyorum. Farklı markaları da deniyorum ve bana yarayan ürünleri kullanmayı tercih ediyorum.

Peeling

Yves Rocher’nin iki farklı peelingini kullanıyorum. Hem arındıran hem de nemlendiren yeni serisini daha çok beğendim. Arındıran Işıltı Veren Peelingini özellikle T bölgesinde kullanıyorum. Peeling yapmasıyla birlikte aynı zamanda o bölgeye ışıltı kazandırıyor.

Maske

Maskeleri haftada 1 kere yapıyorum. Cildinizin ihtiyacınıza göre eğer nemsiz ise avokadolu, ballı ya da salatalık özlü maskeler tercih edebilirsiniz.

Nemlendirici jel

Her sabah uyandığımda mutlaka yüzümü Yves Rocher’nin Nemlendirici Jeli ile yıkıyorum. Hem nemlendiriyor hem de makyaj kalıntılarını temizliyor. Ciltteki kuru görüntünün gitmesine yardımcı oluyor.

Göz altı Kremleri

Göz altı deyip geçmeyin eğer nemini kaybetmişse erken yaşta yaşlandığınızı düşünebilirsiniz. Halbuki bunun sebebi göz altlarınızın yeterince nemlenmemesinden kaynaklanmaktadır. Bunun için göz altı bantlarıyla birlikte göz altı kremlerini de günlük olarak kullanabilirsiniz. Rossmann mağazasının ürünü olan Rival de Loop markasının göz altı bantlarını bu konuda çok başarılı buluyorum. Rossmann mağazalarında bulabilirsiniz.

Yüz yağı

Haftada bir kere yüz yağı kapsüllerini kullanıyorum. Rossman’dan aldığım Isana Hydra Booster adlı yüz yağını kullanıyorum. 7’li kapsül şeklinde hem de uygun fiyatlı olarak satılıyor.  

Yüz Kremi

Yüz kremi olarak Bee Beauty markasının Hydro Jel Kremini kullanıyorum. Hydro, cildi canlandıran, nemlendiren ve cildin yaşlanmasını engelleyen bir madde olduğu için birçok cilt ürünlerinde mevcuttur. Bee Beauty markasının Hydro Jel Kremi ince yapılı ve cilt tarafından kolayca emiliyor.

Yüz Toniği

Yves Rocher’in Hydra Vegetal adlı yüz toniğini kullanıyorum. Ciltte tonik kullanımının amacı cildi arındırıp aynı zamanda da bakıma hazırlamasıdır. Bu anlamda hoş kokulu aynı zamanda cilde canlılık veren bir tonik diyebiliriz.

MART AYI FAVORİ KİTAPLARI

Mart ayı favori kitaplardan birincisi Paulo Caelho’nun “Simyacı” adlı kitabı, çok eski yayınlanmış bir kitap olmasına rağmen güncelliğini ilk gün ki gibi koruyan bir kitaptır. Günümüzdeki birçok kişisel gelişim cümleleri buradan alıntıdır. Kişisel gelişim kitaplarının romanlaşmış hâli diyebiliriz onun için. Bu kitap sayesinde duygusal çöküntüden kurtulan birçok insan tanıdığımı söyleyebilirim. Çünkü; yazar, hayatta umutsuzluğa yer olmadığını her canlının bu dünyada bir menkıbesi (hikaye) olduğunu belirtir. Yazarın kitapta başka ırklardan ve dinlerden bahsetmesi romana evrensellik özelliğini kazandırır ve daha fazla okuyucuya hitap etmesini mümkün kılar. Aslında Yaşlı Kral ve Simyacı tarafından Endülüslü çoban Santiago’ya söylenen her söz okuyucuya söylenmektedir.

 “Her şeyin bir ve tek şey olduğunu asla unutma. Simgelerin dilini unutma. Ve özellikle, Kişisel Menkıbe’nin sonuna kadar gitmeyi unutma”

                                           -Simyacı

Roman, çobanlık yapan Santiago’nun rüyası ile başlar. Birkaç kere gördüğü aynı rüyasını bir falcıya anlatması ile işler değişir. Falcı ona hazine’ye sahip olacağının müjdesini verir. Daha sonra karşısına çıkan yaşlı kral hayat menkıbesini gerçekleştirmesi gerektiğini ona söyler. Çobanlık onun dünyasıdır ve en büyük mutluluk kaynağıdır. Fakat en büyük hayali ise farklı diyarlara yolculuk yapmaktır. Yolculuk sırasında sadece hazineye değil, hayatının aşkına da kavuşur.

 Roman, mucizelerin var olduğunu okuyucuya hissettirir. Önemli olanın evrenin dilini öğrenmek ve simgelere dikkat etmektir.  Hayatta herşeyin bir sebep-sonuç içerisinde olduğunu da aynı zamanda. Santiago’nun yolculuğu sırasında hırsızla karşılaşması, savaş reisine parasını kaptırması ve çölde dövülmesi mucizelerimize kavuşurken zorluklarla da karşılaşabileceğimizi bize göstermektedir. Fakat hayat menkibemize kavuştuğumuzda o zorlukların hepsi unutulur. 

 “Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.”

                                      -Simyacı

Diğer  bir kitap ise Yücel Congur’un “Gerçeksen” adlı kitabı. İçerisinde tavsiyeler olan, biraz daha günlük tarzı yalnız olduğunuzda size arkadaş olacak bir kitap diyebiliriz. Yazar, kitapta başından geçen olaylara ve hayatındaki dipnotlara sık sık yer veriyor.

 “Bir mucize ya da kahramanın gelme ihtimali olsa da…İçindeki mucize ya da kahramanı uyandırma olasılığını daha çok seveceksin.”

                        -Gerçeksen

Diğer bir kitap ise Rachel Walker’in “Zihni Geliştirmenin 101 Yolu” adlı kitabı. Farkındalığımızı arttıran bir kitap kuşkusuz. Stres testlerinden, Omega-3’ün faydalarına ve genel olarak beynimizi geliştiren ve güçlendiren alışkanlıklara değiniyor. 7’den 70’e herkesin okuyup bilgilenmesi gereken bir başucu kitabı.  

 “101 farklı parlak fikir, aktivite ve küçük bir yaşam tarzı değişikliğiyle beyin gücünüzü arttıracak, hafızanızı geliştirecek, kötü düşüncelerden arınacak ve daha sağlıklı düşüneceksiniz.”

                    – Zihni Geliştirmenin 101 Yolu

#kişiselgelişim #kitap #book #bookwarm #reading #forum #archive #simyacı #kitapyorumu #vanilyablogger #blogger

Feminizm Nedir Ne Değildir?

Feminizm, latince kökenli olup “femina” kelimesinden gelmektedir. Kadın, demektir. Kadın haklarını özellikle  “kadın varlığı” nın hakları ve eşitliğini savunan bir ideolojidir. Feminizm; Radikal, Liberal, Sosyalist, Muhafazakar vs. birçok şekle girmiştir. Radikal feminizm, diğer feminist grupların  içerisinde “aşırı” denilebilecek durumdadır.  Daha çok gelişmiş ülkelerde var olan Radikal feminizm, her alanda kadın dayanışmasını ön görmektedir.

Günümüzde feminizm “erkek düşmanlığı” olarak nitelendirilse de bu durum biraz farklıdır. Tüm Feminist çeşitler için, “erkeksiz yaşamayı” dikte eden bir ideoloji diyemeyiz. Şu bir gerçektir ki,  bir kadının bir erkeği hayatının merkezine koymadan da yaşayabileceğini gösteren bir ideolojidir.


1789 Fransız İhtilali ile  “izm” lerin ortaya çıkmasıyla birlikte Feminizm doğmuştur. Durup dururken ideoloji meraklıları tarafından  “aa yeni bir ideoloji oluşturalım ” değil de dönemindeki kadınların haksız durumlarla karşılaşması ile ortaya çıkmıştır. Kadın direnişine bir örnek olarak Virginian Woolf’u gösterebiliriz. Kadınların yazar olmasının yasaklandığı bir dönem de bu duruma karşı çıkmıştır ve yazılarını yazmıştır. Bu durum Osmanlı toplumundaki kadınlar içinde geçerliydi. “Bir muharrire” diye imza atılan yazılar mevcuttu. Yazdıkları metinlerin altına isimlerini yazamıyorlardı çünkü; toplumda bir kadının yazar olması hoş karşılanmıyordu.

Osmanlı kadın harekatının başlıcaları Fatma Âliye ve onun kızkardeşi Emine Semiye ile başladığını söylesek yanlış olmayacaktır.  Muhafazakar feminizm’in başını çeken Osmanlı kadınları erkek varlığını yermek ya da mevki koltuklarına oturmak için değil toplumdaki kadın-erkek ilişkisinde dengeyi sağlamak için yazılar yazmışlardır.

Bugün de olduğu gibi her alanda söz sahibi olan erkekler o dönemde de kadınların kılık kıyafetinden tutun eğitimine kadar birçok alanda söz sahibi idiler. Yine Tanzimat dönemi ile kadınların eğitim almasının gerekliliğini dile getiren erkeklerdir. Dergilerde yayınlayan mektuplarda bazı kadınlar, eşleri tarafından kılık kıyafetleri beğenilmediği için dışarı çıkamadıklarını söylerler.

Feminizmi savunurken erkek varlığını yerin dibine sokmakta doğru değildir. Unutulmaması gerekilen şey  toplumlara öğretilen kültürdür. Kültür kadın-erkek varlığının davranışlarını, görüşlerini ve özellikle benliklerini oluşturmaktadır. 

Geçmişten gelen din, inanış, kültür ile şekillenen toplumlar türlü bahanelerle rekabet ortamında  kadınları bertaraf ederek ikincil/yetersiz göstermeye çalışmıştır. Kadın-Erkek ayrımı yapılarak bir varlığı kutsallaştırıp diğer varlığı tukaka göstermek yanlış olacaktır. Bu yüzden kadın-erkek ayrımı yapılmadan önce “insan” kavramı üzerinde yoğunlaşmak en doğrusudur. Klişe kesin yargılar neye göre kime göredir.

#kadın #8mart #woman #nisvan #feminizm #feminism #female #archive #journal #suggest #blogger

İngilizce Sınavlarına Hazırlık 10 İpucu

İngilizce sınavları yapılan diğer sınavlara göre belki de en zorudur.  Fakat iyi çalışıldığında 50 puan ve üzeri almak mümkün.  Kurslara gidilmeden puan alınamaz gibi bir algıda olmayın çünkü; artık Youtube ve İngilizce DVD’ler sayesinde İngilizce öğrenmek daha kolay. Peki İngilizce sınavlarında temel öğrenilmesi gerekenler nelerdir?

1. Öncelikli olarak İngilizce gramer hakkında bilgi sahibi olunması gerekir. Bağlaçlar, edatlar vs. bunları eğer bilirseniz çok fazla kelime ezberiniz olmasa dahi yazılan bir parçayı okumanız mümkündür. Örneğin; -e rağmen (althought), kelimesini gördüğünüzde o parçada zıtlık olduğunu anlarsınız. Ya da “ve (and)” kelimesi gördüğünüzde o parağrafın paralel anlam içerdiğini herhangi bir zıtlık olmadığını kavrarsınız. Ve ona göre işaretlendirmeleri yaparsınız. Bağlaçları iyi bilmek özellikle İngilize-Türkçe ya da Türkçe-İngilizce çeviri sorularında çok fayda sağlamaktadır.

Genellikle İngilizce sınavlarının teknik olduğu söylenir bana göre ezber yapılmadan ya da kavranmadan üstesinden gelinecek bir durum değildir. Gösterilen o teknikler her soru üzerinde uygun olmayacaktır.

2. Diğer önemli ipucu ise kelime ezberlemekdir. Tabii çok fazla kelime ezberleyemiyorum diyorsanız mutlaka Intermediate Words el sözlüğü almalısınız. Her zaman elinizde olmalı ve açıp bakmalısınız. Çok fazla baktığınızda zaten ezberlemiş olacaksınız.

3. İngilizce şarkıları lyrics şekilde yani şarkıların yazılarıyla birlikte dinleyin böylece İngilizce kelimeleri aynı zamanda Türkçe alt yazılarıyla birlikte daha iyi öğrenmiş olacaksınız.

4. Meraklı olun. Bir yerde İngilizce bir kelime gördüğünüzde hemen bir yere not alıp türkçesine bakın. Böylece İngilizce kelime dağarcığınız kendiliğinden genişlemiş olacaktır.

5. Youtube üzerinde İngilizce dersi veren hocaların anlatımlarını dinleyin. İngilizce dil bilgisini bu videoları izleyerek öğrenmeniz mümkündür.

6. Mutlaka İngilizce not defteriniz olsun. Çünkü; ayrı ayrı bir yerlerde olan bilgileri aklınızda bütünleştirmek zor olabilir. Aldığınız notlar kaybolabilir.

7. İngilizce deneme testleri çözün. Mutlaka Türkçesini de bulup yani tercümesini yaparak çözmeyi deneyin. Böylece yeni kelimelerde öğrenmiş olacaksınız. Ve size sorulan sorunun ne anlattığını öğrenmiş olacaksınız. Aynı zaman da soru tiplerine aşına olacaksınız.

8. Okuma, çeviri, Gramer ve Kelime bilgisin yer aldığı bir kitap satın alabilirsiniz. Bunun için Uğur Albayrak, Suat Gürcan ve Rıdvan Gürbüz’ün yazdığı Passage Work YDS ön hazırlık adlı kitabını alabilirsiniz.

9. İngilizce kelimeler yazdığınız not kağıtlarını görebileceğiniz bir panoya asabilirsiniz. Böylece ezber yapmak daha kolay olacaktır.

10. Günlük hayatınızda öğrendiğiniz İngilizce kelimeleri kullanmaya çalışın.

Yökdil sınavı senede 2 ya da 3 kez yapılıyor. Yökdil’in Yds’den ne gibi bir farkı var genellikle çok sorulmaktadır. Yds ve Yökdil eşdeğer sınavlardır. Fakat Yökdil sınavı daha fazla doktora ve yüksek lisans mezunlarının olması için uygulamaya konulmuştur. Yds’de soru çeşitliliği daha fazladır. Çeviri soruları Yds’de daha azdır. Ve kelimeler ve çeviriler daha yanıtlıcı olabiliyor çoğu zaman. Buna nazaran Yökdil’deki çeviri soruları daha fazla puan getirmektedir.

#ingilizce #yökdil #yds #ingilizcehazırlık #master #yükseklisans #doktora #english

Sağlıklı Yemek Tarifleri (Healty Recipes)

Genellikle sağlıklı beslenmeye karar verdiğimizde ya da diyet programlarını uygulamaya başladığımızda ne yemek yapacağımızı ve bununla birlikte nereden başlayacağımızı bilmeyiz. Çoğu zaman hafif ve sebzeli yemeklerle vücudu dinlendirmek ve kilo alımını durdurmak için sağlıklı yemekler tüketmeliyiz. Bu yüzden bu yazımızda sağlıklı yemek tariflerini paylaşacağım.

Fırında Kabak Mücver

Malzemeler: 2 Kabak, Maydanoz, Dereotu, Tuz (1 çay kaşığı), Kırmızı biber, Susam , Çörek otu , Zeytinyağı (2-3 yemek kaşığı)

Hazırlanışı: Kabakları rendeliyoruz. Diğer malzemeleri içerisine ekliyoruz. En son üstüne susam ve çörek otu serpiştiriyoruz. Ve fırına vererek kenarları kızarana kadar bekliyoruz.

Genellikle mücver kızartma şeklinde yapılır fakat kızartma ağır geleceğinden fırında pişirilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Fırında Patates

Malzemeler:  2 büyük patates, 2 adet havuç, 1 adet yumurta, Maydanoz, Dereotu, Karabiber (1 çay kaşığı yarısı), Kimyon (1 çay kaşığı yarısı), Tuz (2 çay kaşığı)

Hazırlanışı: Öncelikli olarak patatesleri haşlıyoruz. Haşladıktan sonra havuçları rendeleyerek içerisine ilâve ediyoruz. Diğer malzemeleri de ekleyerek tepsiye yerleştirip fırına veriyoruz.

Kapuska

Malzemeler: 1 top lahana, 1 adet havuç, 1 yemek kaşığı Ayçiçek yağı, 1 adet soğan, 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 tatlı kaşağı tuz, 1 tatlı kaşığı pul biber, 1 tatlı kaşığı karabiber

Hazırlanışı: Soğanları yağla birlikte kavuruyoruz. Daha sonra havuçları rendeleyerek ilave ediyoruz. Salçayı ilave ederek pişirdikten sonra üzerine yarım su bardağından biraz daha fazla sıcak su ekliyoruz. Soğanlar su ile piştikten sonra lahanaları doğrayarak tenceredeki diğer malzemelerle kavuruyoruz. Lahanalar diğer malzemelerle karıştıktan sonra üstlerine tekrar sıcak su ekliyoruz. Lahanaların üzerini geçecek şekilde ilave ettikten sonra baharatlarını ekliyoruz. Ve pişirmeye bırakıyoruz.

Kahverengi Şekerli Kurabiye

Malzemeler: 1 adet yumurta, 1 yemek kaşığı ya da 1.5 yemek kaşığı esmer şeker, Yarım paket vanilya, Yarım paket kabartma tozu, 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 yemek kaşığı kakao , Alabildiği kadar un

Hazırlanışı: Öncelikli olarak tereyağını oda sıcaklığında yumuşatın. Yumuşadıktan sonra kahverengi şekeri üzerine ilave ederek birbirlerine geçmesini saplayın. Ardından yumurta ekleyerek çırpın. Vanilya ve kabartma tozunu ekleyerek ardından unu ilave edip yoğurun. Yoğurduktan sonra hamuru iki parçaya bölerek bir kısmına kakao ekleyebilirsiniz. Arzuya göre tamamıyla kakaolu da yapabilirsiniz. Hamurları buzdolabında yaklaşık yarım saat dinlendirin. Ardından şekil vererek düşük derecede fırında pişirebilirsiniz.

Narlı Kısır

Malzemeler: 1 su bardağı İnce bulgur, 1 su bardağı sıcak su, tuz, nane, nar ( 1 su bardağı kadar)

Hazırlanışı: 1 su bardağı İnce bulgur üzerine 1 su bardağı sıcak suyu ilave ediyoruz. 30 dakika kapalı kapta bekletiyoruz. İnce bulgur suyu çektikten sonra tuzu ilave ediyoruz. Nane ve narları ekledikten sonra hazır.

Şekersiz 21 Gün (21 Days Without Sugar)

Çoğu zaman yediğimiz içtiğimiz ürünleri incelemeyiz. Oysaki marketlerde satılan birçok paketli gıdaların içerisinde şeker bulunmaktadır.  Sadece şekeri tehlike olarak göstermekten ziyade ürünlerin içerisindeki glikoz-fruktoz şurubu, renklendirici, tatlandırıcı ayrıca kahvelerin içerisinde bulanan beyazlatıcı vs. gibi içeriklerin olması insan sağlığına fazlasıyla zarar vermektedir.  Bu tür içerikli ürünler insan vücudunda egzama, mantar, alerjik reaksiyon ve mide problemleri vb. hastalıklara sebep olmaktadır.

21 gün şekersiz beslenme programını duymuşsunuzdur. Buradaki 21 günün insan beyninde alışkanlık yaptığı için olduğu söyleniyor. Fakat bu durum her insanda farklılık gösterebiliyor tabii. Tamamıyla sağlıklı beslenmek biraz imkânsız gelebiliyor fakat arada bu tür programlarla vücudu dinlendirmek hatta gerekiyorsa bunu yaşamımızın bir parçası yapmak çok önemlidir. Kendim 21 gün şekersiz beslenmenin ne gibi faydasını gördüm onları paylaşacağım. Programın 5. gününden itibaren faydalarını görmeye başladım.

Tabii bu programı uygularken bol su (2-2.5 lt) içmeyi ihmal etmeyin derim. Eğer kahve tüketmeyi çok seven biri iseniz kahvelerin içine şeker yerine damla sakızı ya da süt ilave edebilirsiniz. Ara öğünlerde hurmaların içerisine kuruyemiş ekleyerek tüketebilirsiniz. Doğal pekmez, kuru üzüm vs. Şeker yerine çok meyve tüketilmemelidir. Meyvenin içerisinde fruktoz olduğu için önerilmiyor. Büyük meyvelerden 1 adet küçük meyvelerden 3-4 adet yenilmesi yeterli geliyor.

  • Kendinizi daha hafif hissediyorsunuz. Yürüyüş yapmak ya da merdiven çıkmak kolaylaşıyor.
  • Doğal olarak 1.5-2 kilo veriyorsunuz.
  • Sağlıklı beslendiğinizi bilmeniz kendinizi daha iyi hissetmenize neden oluyor.
  • Daha rahat karar vermeye başlıyorsunuz. Eğer çok fazla kararsızlık yaşayan biriyseniz deneyin derim.
  • Yediğiniz her şeyin tadını çok belirgin almaya başlıyorsunuz. Bu süreçte cevizli hurma yerken sanki pasta yiyormuşum gibi geliyordu.
  • Daha enerji dolu oluyorsunuz.
  • Cildinizi güzelleştiriyor. Eğer gözaltlarınız sağlıksız görünüyorsa çok iyi geldiğini göreceksiniz.
  • Paketli ürünleri eskisi kadar tüketmiyorsunuz.
  • Kaşıntı problemlerini azaltıyor.
  • Şekersiz yemeye alıştıktan sonra az şekerli tatlılar bile aşırı şekerliymiş gibi geliyor.

  Şekersiz ürün alternatifleri;

  • Muscle Cheff (Protein Cookies): Vanilyalı küçük kurabiyeler, içeriğinde şeker yok. Yediğiniz zaman vanilya kokusu baskın geliyor. Benim çok hoşuma gitti çünkü; yoğun vanilya aroması kurabiyelere çok yakışıyor. İçeriğinde chia da bulunduruyor. Eğer chialı kurabiye denemek isterseniz bir bakabilirsiniz (Fiyatı: 8,90).
  • Chiamore /Chiatohumlu-Şekersiz Orman Meyve Reçeli: Eğer aklınızda vegan, glutensiz ve şeker ilavesiz bir reçel almak varsa mutlaka deneyebilirsiniz. Ben içeriği şekersiz ve chialı olduğu için çok merak ederek aldım. İçerisinde meyve olduğu için şeker tadı baskın bir şekilde geliyor. Yani şekersiz ya da az şekerli olarak düşünmeyin derim (Fiyatı: 22,90).
  • Mom’s Gronala Bar: Eğer yulaflı, ayçiçekli, keten tohumlu vs. bir atıştırmalık istiyorsanız tam size göre diyebilirim.  Paket içerinde üç adet bulunuyor. Yaban mersinli, çilekli, muzlu, keçiboynuzlu ve kakaolu fındıklı çeşitleri de bulunmaktadı( Fiyatı: 8,90).
  • Züber Atıştırmalıklar: Züber atıştırmalıklar 142-173 kalori aralığında değişiyor. İçeriğine baktığımız zaman lif yönünden yüksek, şekersiz ve şeker yerine Hurma kullanılıyor.

Most of the time, we do not examine the products we eat and drink. However, packed foods in the market include sugar in the package.  Rather than showing sugar only as a danger, glucose-fructose syrup, colorant, sweetener in the products, whitening etc. found in coffee. Having such contents is very damaging to human health. Such products cause eczema, fungi, allergic reactions and stomach problems in the human body.

You’ve heard about 21 days without sugar. It is said that the 21 days here are for this reason for the habit in the human brain. But this situation can vary in human beings. It may be impossible to eat completely healthy, buthowever, it is very important to loosen the body with such programs and make it a part of our lives. I’m going to share what I’ve seen in 21 days. I started to see the benefits from the 5th day of the program.

Of course, when applying this program to drink plenty of water (2-2.5 lt) I say do not neglect to drink. If you are someone who loves to consume coffee, you can add milk instead of sugar. It can be consumed by adding nuts in dates. Many fruits should not be consumed instead of sugar. Fructose in the fruit is not recommended for.

  • You feel lighter yourself. Walking or climbing stairs is easy.
  • Allows you to lose weight.
  • It makes you feel better that you need to know that you are healthy.
  • You are starting to make your decisions more comfortable. I’d say try it because you’re a lot of indecision.
  • You’re starting to get the taste of everything you eat. While I was eating walnut date in this process, I felt like eating cake.
  • You’re full of energy.
  •   It makes your skin beautiful. If your under eyes seem unhealthy, you will see that it works very well.
  • You do not consume the packaged products as much as before.
  • Reduces itching problems
  • Even sugar desserts seem extremely candy after getting used to eating without sugar

#şekersizbeslenme #şekersiz21gün #sugarlessnutrition #food #diet #natural #forum #blogger

Topkapı Sarayı Rehberi

Tarih, geçmişe bakmamızı sağlayan en önemli bilimdir.  Günümüzde kütüphanecilik ve dijital ortamlar bizim tarihi kaynaklara ulaşmamızda çok önemli faktör oluşturmaktadır. Eskiyi okuyabilmek, araştırmak ve görmek bilinmeyen bilgilerin ya da yanlış bilinenlerin gün yüzüne çıkmasında bize gerçeği göstermektedir.  Herhangi bir kaynağın doğruluğu ya da yanlışlığı tamamıyla dâhi bilinmese de bizim o konuda analiz yapmamız açısından yardımcı olduğu kesindir. Eskiye dair bugünde kendisine birçok ziyaretçi çeken Topkapı Sarayı ile ilgili bazı bilgilere değineceğiz.

 “Memleketimizde Cumhuriyetin te’sisi (kurma, meydana getirme) üzerine ahvâl-i milli (milli durumlar) miyân (orta, ara) intikâl (bir şeyin miras olarak kalması, geçme) eden Topkapı sarayı Abdal Ahmet Paşa devrinde Türkler için adeta mesdud (kapatılmış) idi.

Yalnız ecnebiler, evde kemal (olgunluk) müşkilatla (zorluklar, çetinlikler) ve sefaretlerinin (sefirlik, elçilik) delaleti (delil olmak, yol göstermek) üzerine irade-i mahsusa (mahsus, hususi) ile ziyaret edebilirlerdi.  Mabeyn (haremle selamlık arasındaki oda)  yaverlerinden (yardımcı) birinin refaketinde (arkadaşlık, beraberlik) olarak birçok zevarın müctemian (topluca) gezmeler meşrut (şartlı) idi.  Ancak Hazine dairesiyle Bağdat köşkünü ve yine köşkü görürlerdi.

İlan meşrutiyeti müteâkıb (ardından gelen, arkası sıra beliren), yine tahtında olarak haftada iki gün  Bab-ı Ali (Osmanlı hükümeti) teşrifatılığından (protokol) ve eyyam-ı saire (diğer günler) de ziyaret için de mabeynden (haremle selamlık arasındaki oda) alınan me’zuniyet (izinli olma) ile  münferiden (yalnız, tek olarak) gezilebildi.

Sultan ve ba’de (sonra) hilafetin el ağası (sözü geçen kimse) üzerine tarihimiz miyanda (orta, ara) bulunan mezkur (evvelce bahsi geçmiş olan) sarayın idaresi 3 Nisan 1924 tarihinde İstanbul müzeleri müdîriyyet (müdürlük, müdürün makam ve vazifesi) umumiyesine (herkesle alakalı) rabıt (bağlı, bağlanmış) edilmiştir.

Türk Sanaat Nefisesi ve tarihi için pek mühim olan bu saraydan umumun istifadesi elzem (daha lazım, çok lazım) ve matlub (istek, istenilen) olmakla 9 Teşrin-i Evvel (ekim ayı) 1924 tarihinden itibaren eyyam-ı muayyen (belli, belirli, kararlaştırılmış) küşade (açık, açılmış) bulundurulmaktadır.

Sarayın aksam (kısımlar, bölümler) muhtelifisi (çeşitli, bir türlü olmayan) birçok senelerden beri tamir edilmemiş olduğundan ve peyderpey (birbiri ardınca, yavaş yavaş) ta’mirat (bozuk şeyi düzeltmek) lâzıması (gerekli) da icra (bir işi yürütmek) olunacağından şimdilik ancak ma’mur (tamir edilmiş) olan kısımları görülebilir.

 İşte bu gezintiye delalet etmek maksadıyla şu muvakkat (vakitli, geçici) rehber tanzim (sıraya koymak, ıslah etmek) edilmiş ve aynı zamanda saray hakkında bazı izahat (izahlar, açıklamalar) muhtasar (az, kısa, uzun olmayan) verilmiştir.”

Görüldüğü üzere Topkapı Sarayı’nın hangi devirde  kapılarının açıldığı, giriş izinleri ve ziyareti hakkında bize bilgi vermektedir.

Kaynakça: Atatürk Kitaplığı / Topkapı Sarayı Rehberi

#tarih #topkapısarayı #topkapısarayımüzesi #istanbul

Tez Nasıl Yazılır?

 Tez yazmak ilk başta kolay gibi görünse de aslında çok fazla detaylı ve uğraş gerektiren bir süreçtir. Tezin nasıl yazıldığını bilmeden yazma aşamasına girildiğinde normalden daha fazla detaylarla uğraşılabilir ve ne yapacağınızı bilmediğiniz için bu durumdan fazlasıyla yakınabilirsiniz.  Maalesef ki emek verilmeden yapılacak ve üstesinden gelinecek bir durum değildir. Fakat  “Tez yazmak çok zor” denilerek kenara atılacak bir durum da değildir. En önemlisi tez sürecine girmeden kendinize bir plan çizmeniz ve o plan perspektifinde ilerlemenizdir. Bu bağlamda “Tez nasıl yazılır?” sorusunun cevabını vermeye çalışacağım.

  1. Öncelikli olarak Tez başlık konunuzu belirlemeli ve sorunsalınızı tespit etmelisiniz. Aslında en önemli kısmı burasıdır. Üzerinde çalışacağınız ve kendinize güvendiğiniz bir konu seçmelisiniz. Tezinizi hazırladınız zaman jüriye savunmaya sıra geldiğinde hazırladığınız tezin sorunsalını iyi seçmelisiniz ki savunmada da “Ya ben neyi ispat etmeye çalışıyorum” diyerek düşünüp için işinde sıkılmamalısınız. Sorunsala örnek olarak; X ismin kadın haklarındaki önemi nedir? Dediğimiz zaman burada X ismin kadın hakları için neler yaptığını araştırıp ortaya koymamız gerekiyor. Belirlediğiniz sorunsal tezinizin her bölümünde kendini göstermelidir. Örneğin; birileriyle röportaj yaparak bazı bilgiler topladınız ve bu bilgiler sizin tezinizin sorunsalınızın cevaplarını karşılıyor. Bu röportaj kısmını ayrı bir bölümde ele almak yerine konuların içerisinde kendi yorumlarınızdan sonra eklerseniz daha uygun olacaktır. Yaptığınız röportajlar tek bir yerde toplanıp ayrı bir bölüm olarak kalmayacaktır.
  2. Detaylı bir şekilde Tez önerisi hazırlamalısınız. Bu Tez danışmanınızın sizinle çalışması için önemlidir. Her tez hazırlayan öneri hazırlamıyor olabilir fakat danışmanınız sizden bunu istiyorsa gerçekten önemlilik arz ediyor. En önemli noktalar Tezin başlığı ve sorunsaldır. Daha sonra okuduğunuz kitapların ne anlattığı ile ilgili kısa özetleri kaynakçada kitapların künyesi yazıldıktan sonra belirtilmelidir. Bu kısım tez ile ilgili yaptığınız çalışmaları ortaya koymak için önemlidir. Daha sonra kimlerle röportaj yapmak istediğinizi belirtmelisiniz. Röportaj kısmı her tez de istenen bir durum değil fakat yapılması önemli görülüyor.
  3. Tezi yazmaya başladığınız sırada kaynak olarak İnternet yerine kitapları tercih etmeniz daha faydalı olacaktır. Fazla alıntı yapmaktan ya da bir yerdeki yazıyı kopyala yapıştır yapmaktan kaçınmalısınız. Çünkü; bu şekildeki yazılan tezler genellikle kabul edilmez. İntihal raporu bu anlamda en önemli araçtır. İntihal Raporu nedir? İntihal raporu sizin tezinizi oluştururken kaç oranında alıntı yaptığınızı gösteriyor. Eğer %25 oranını geçerse teziniz kabul edilmiyor. %10 oranı ve bu oranın altındaki tezler çok iyi olarak değerlendiriliyor. İntihal raporunu genellikle Tez danışman hocaları çıkartır fakat sizde tezinizin az çok hangi oranda olduğunu görmek için İntihal programları indirip bakabilirsiniz. Tezinizi kopyalarak programlara yüklediğinizde kaç oranında olduğunu size gösterecektir.
  4. Yabancı dildeki kaynaklara yer vermelisiniz. Çevirisini yaparak tezinize ekleyebilirsiniz.
  5. Kaynak göstermeyi unutmamalısınız. Dipnot şeklinde ya da paragrafın sonunda kaynakçaları ekleyebilirsiniz. Microsoft Word programlarında Başvurular kısmından Dipnot ekle üzerinden kaynağı gösterebilirsiniz. Ya da paragrafın sonuna (Yazarın Soyadı, Kitabın Basıldığı Yıl, Alıntı Yaptığınız Sayfa Sayısı). Örneğin; (Hikmet, 2019, s.34) gibi.
  6. Noktadan sonra iki boşluk virgülden sonra bir boşluk eklemelisiniz.
  7. Okuduğunuz kitaplardan kopyalayarak değil de analizler yaparak faydalanmalısınız.
  8. Keskin hatlı kelimeler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Örneğin; yapmaz, tutmaz, olmaz gibi kelimeler yerine görülmemektedir, yapılmaktadır vs. kelimeler kullanılmalı kesin yargılardan uzak durulmalıdır.
  9. Paralel görüşler kullanılmalıdır. Başka bir yerde bildirilen görüşün tersi bir şey söylenilmemelidir.
  10. En son tezin yazılımı bittiği zaman kelimelerin doğru yazılıp yazılmadığı kontrol edilmelidir.

Tez hazırlayacak olanlara şimdiden kolaylıklar diliyorum…

#tez #master #yükseklisans #teznasılyazılır #eğitim #tezyazma #vanilyablogger #google #googlechrome #akademiktez #yükseklisanstezyazma #yazma #doktoratezyazma

Farkındalık (Mindfulness)/ Motive Olmak

Motive olmak dediğimizde aklımıza yapacak bir sürü şey gelebilir fakat bizi asıl motive edecek şeyin aslında ne istediğimizle o kadar çok alakası var ki öncellikle asıl istediğimiz şeyi bulmalıyız. İçimize dönüp ben bu hayatta neler yapmak istiyorum? sorusu bize yol gösterecektir. Bu anlamda kendinize biraz daha esnek davranabilirsiniz. Belki istediğiniz tam olmaz ama ona yakın bir şeyi yapabilir ve mutlu olabilirsiniz.

Motive olmak mutlulukla doğru orantılıdır.  Mutlu olmanın mutluluğu kendinize bunu dikte etmeyle alaka olduğunu biliyor musunuz? Eğer yaptığınız çoğu şeyi ben mutlu olmak için bunu yapıyorum ya da daha çok mutlu olmak için bunu yapıyorum derseniz bir zamandan sonra otomatik olarak aslında sahip olduğunuz her şeyin sizin mutluluğunuz olduğunu açıkça göreceksiniz. Örneğin; kendimi geliştirmek adına bir kitap alıyorum diyorsunuz ve gidip bir kitap satın alıyorsunuz daha sonra kendiniz için yaptığınız bu iyilik sizin içinizde kendimi geliştirebiliyorum, kitap okuyup anlayabiliyorum ya da daha çok kitap almak için hayal kurabiliyorum demeye başlıyorsunuz. Ve bu sizde ben mutluyum ve mutluluk için birçok sebebim var demeye başlamanıza sebep oluyor. Mutsuzluğu mutluluğa dönüştürmek yani farkındalık (mindfulness) bu anlamda çok önemlidir.

Başkalarının dediklerini ne zaman umursamazsanız o zaman çok daha mutlu olursunuz. Öncelikle öz saygı (self-esteem) çok önemlidir. Eğer kendinize karşı öz saygıya hâkimseniz kimsenin lafı sizin moralinizi bozamaz. Belki de eskisi kadar bozamaz.

Kitap okuyun, bir dostunuzla görüşün ya da telefonlaşın, film izleyin vs. Evet, bu laflar çok klişe ama şu şekilde daha pozitif olmak adına negative unsurlardan uzak durmamız gerekir. Slow şarkılar çok fazla dinlenilmemeli ya da okuduğumuz kitap bizi bir konu da bilgilendirmeli ve ufkumuzu açmalıdır. Piyasa da bir sürü kitap var fakat hepsinin içeriği dolu ve bilgili olmuyor ne yazık ki. Bir şeyler yazmayı ya da çizmeyi ihmal etmeyin derim. Örneğin; okuduğunuz bir kitabın özeti ya da eleştirisi, günlük tutmak ya da seyahat defteri gibi programlar oluşturabilirsiniz. İzlediğiniz filmler gerilim ya da korku yerine animasyon ya da romantik komedi olmalıdır. Ne kadar etkilenmediğimizi düşünsekte filmler de gördüğümüz negative sahneler bizim belleğimize işlemekte ve uzun süreli olumsuz içerik barındıran filmler bizim algımızı değiştirmektedir. Bir ajanda kullanabilirsiniz. Bu ajandaya planlarınızı ve yapmak istediklerinizi yazdığınızda bunları hayata geçirmek inanın daha kolay olacaktır. Ayrıca unutmak gibi bir durumla da karşılaşmamış olacaksınız.

Evin içerisinde en fazla vakit geçirdiğiniz yerde bazı değişiklikler yapabilirsiniz. Örneğin; masanızın üzerini bazı ufak tefek dekorasyon eşyalarıyla donatabilirsiniz. Böyle olunca masanızda daha çok şey yapmak isteyip daha çok oturacaksınız.

Hangi dinden olursanız olun dua etmeyi ihmal etmeyin derim. Dua ettiğimiz zaman rüyalarımız bile değişiyor. Daha mesaj içerikli daha belirgin rüyalar görmeye başlıyoruz. Yaratıcıya olan dua ile kendinizi daha güvende hissetmenize neden olabilir. Sahip olduğumuz streslerden daha çabuk kurtulabilir ya da daha sabırlı bir insan haline dönüşebiliriz.

#vanilyablogger #mindfulness

Julia Roberts Filmleri

1999-2000 yıllarda oyunculuk kariyerinde zirve yapan Julia Roberts’ın hiç kuşkusuz benim zihnimdeki sahnesi atın üzerinde kaçtığı kısım ve filmin adı idi. Evet, o film Kaçak Gelin. Çocukluk döneminde izlediğim fakat hatırlamadığım o filmi tekrar izlemek beni anlamsızca çok mutlu etti diyebilirim. Filme geçecek olursak Julia Roberts, Maggie karakteriyle karşımıza çıkmaktadır.
Maggie, hayatında birçok erkek ile nikah masasına oturmaya teşebbüs etmiş biri fakat şöyle bir sorun var ki tam  “evet” diyecekken içindeki kaçma dürtüsü onun önündeki en büyük engel idi.  Filmin hikayesi bu ana temadan yürümektedir.  Aslında kaçmasının sebebinin kendini o kişilerde tam bulamama ve kalıplaşmış toplum baskısının üzerinde yarattığı korku idi.  Bunu gazeteci Ike ile tanışmasıyla birlikte anlayacaktır.  En komik tarafı da her nişanlısıyla farklı şekilde pişirilmiş yumurta tercihlerinin olmasıdır. Gazeteci Ike ile tanışmasıyla birlikte hangi yumurta şeklini sevdiğine karar vermesi kendi için yaptığı en önemli adım olacaktır.

Diğer bir filmi ise En İyi Arkadaşım Evleniyor, Julia Roberts bu filmde Julianna karakteriyle karşımıza çıkıyor. En iyi arkadaşım dediği kişi ile arasında zamanında yakın ilişki geçmiş ve arkadaşının ona 9 senedir olan hayranlığından onun sevgisi ile şımarmış tam anlamıyla ona değer vermemiştir. Hayatında çok az ağlayan, romantik olmayan kadın Julianna arkadaşının başka biriyle evlenme kararı almasıyla şaşkına döner. Onu geri kazanmak için elinden gelini yapar. Zamanında verilmeyen değerin iş işten geçtikten sonra verilmesinin hiçbir kıymeti olmadığını onları nikah masasında görürken daha iyi anlar. Ve hayatında çok az ağlayan kadın, düğün gününde de gözyaşlarını tutamaz. Zamanında gösterilmeyen değerin pişman olmamıza neden olacağını tokat gibi yüzümüze vuran bir film hiç kuşkusuz.

Bir diğer Julia Roberts filmi ise Pretty Woman, Vivian karakteri ile karşımıza çıkan Julia Roberts, bu filmde kendini pazarlayan bir kadın rölündedir.  Filmde birbirinden farklı karakterde olan iki insanın birbirini bulma hikayesi anlatılırken aynı zamanda kadınların kendilerini pazarlamamaları gerektiğini ve kendilerini aşağılayan kişilere karşı kendi öz saygılarını bulma gerçeğini yansıtmaktadır.  Bunu filmin ilk sahnelerinde geçen bir genç kızın öldürülmesinde aynı zamanda Vivian’nın bu işi bırakması ve oda arkadaşını da bu işi bırakmasında ikna etmesi, arkadaşının kendini geliştirmek fikrini başka birine söylerken ki sahneler bize bu anlamda fazlasıyla ipucu vermektedir.

Julia Roberts, hiç kuşkusuz çok iyi bir oyuncu genellikle filmleri romantik-komedi türünde olup, bazen ağlayıp çoğu yerde gülmeniz mümkündür. Julia Roberts filmleri izleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler…

#juliaroberts #eniyiyabancıfilmler