Emine Semiye: Gayya Kuyusu

//GİRİŞ//

Emine Semiye, Osmanlı Tanzimat döneminde kadın edebiyatçılar arasında eserleriyle yer edinmeyi başarmıştır.  Osmanlı Devleti’nin ilk kadın romancılarından olan Fatma Âliye’nin kız kardeşi olan Emine Semiye, 20. yüzyılın ilk yıllarında “Gayya Kuyusu” adlı eserini yayınlamıştır.  Günümüzde Arapça harfli Osmanlıca metninden Latin Alfabesine aktarılarak günümüz Türkçesine çevrilmiş olan eserin orijinal bölümleri 1920 yılında Dersaadet gazetesinde yayımlanmıştır.  Osmanlıca metninden günümüz Türkçesine aktarılan “Gayya Kuyusu” adlı eser yazıldığı dönemi anlamamız için çok önemli bir yardımcıdır.  İlk Osmanlı kadın roman yazarı olan ablası Fatma Âliye’nin izinden giden Emine Semiye, Fatma Âliye’ye göre romanlarında daha özgür düşüncelere ve realist yaklaşımlara yer vermiştir. İki kız kardeş aynı alanda ilerleseler de farklı politik düşüncelere sahiptiler. 

20.yüzyılın başlarında Osmanlı-Türk topraklarında kadın yazarların çok az olduğu dönemde kaleme alınan “Gayya Kuyusu” adlı eser hem geçtiği dönem hakkında bizlere bilgi verirken hem de kötü yola düşmüş kadınlara, toplumun yansıttığı bakış açısını bizlere göstermektedir.  Kadın yazarların kendi isimleriyle eser çıkarmalarının hemen hemen az olduğu bir dönemde Emine Semiye de takma ismi Emine Vahide adıyla eserlerini yayınlamayı başarmıştır.  Kendinden sonra gelen kadın yazarlara da yol açan Emine Semiye bu açıdan bakıldığında çok önemli bir konuma sahiptir.  Aynı zamanda Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı olan Emine Semiye, babasının eğitimci ve devlet adamı olmasının avantajını da kullanmıştır.  Babasının eğitimci olması Emine Semiye’nin küçük yaşlarda özel dersler alarak yetişmesini sağlamıştır. Küçük yaşlardan itibaren edebiyat, fen, matematik ve müzik alanında özel dersler almıştır.

Emine Semiye, eserinde kadınların; eğitimi, sosyal alandaki yeri ve erkeklerle olan ilişkilerini tüm gerçekliği ile ortaya koymaktadır.  Dönemin kadın yazarları, kadın okuyucularına yazdıkları eserler ile mesaj vermektedir.  Osmanlı Tanzimat döneminin en önemli noktalarından biri “kadının eğitim meselesi” idi.  Yazar, eserinde başkahramanlar üzerinden bu durumun gerekçelerini göstermiştir.  Toplumun aydınlığa çıkmasında Osmanlı kadınlarının eğitim meselesi en önemli noktalardan idi.  Bu düşünceye paralel olarak da kadın yazarlar, Osmanlı kadınlarının eğitimli olmasının neden gerekli olduğunu göstermektedir.  Yine Tanzimat Döneminin bir özelliğidir ki kadın çalışsa da çalışmasa da eğitimli olması gerektiğidir. Esere baktığımızda kadın eğitimi iş hayatı ile özdeştirilmemiş fakat çocuk bakımında ve kendini geliştirmekte önemli bir noktadır.

En önemli noktalardan biri de “Gayya Kuyusu” adlı eser, Osmanlı kadınların evlilik kurumuna olan bakış açılarının şekillenmesinde dönemin toplumsal şartlarının ne gibi etkilerinin olduğunu gözler önüne sermektedir.  Osmanlı-Türk toplumunda kadın varlığının konumunu bizlere göstermesi bakımından değerli olan “Gayya Kuyusu” adlı eser, aynı zamanda Emine Semiye’nin yayınladığı birkaç eserinden sonra edebiyat dünyasındaki devamlılığını sağlamakla birlikte kadın yazarlar arasında yerini de sağlamlaştırmıştır.  Emine Semiye, hem bir kadın yazar kimliği ile hem de eseriyle kadın hakları mücadelesine destek olmuştur.

//SONUÇ//

Balkan savaşları ve I.Dünya savaşları sürecindeki Osmanlı Devleti’nin toplumsal yapısını Emine Semiye, “Gayya Kuyusu” adlı eseri ile birçok genç kız ve kadın profillerini eserinde yansıtarak oluşturmuştur.  Emine Semiye, 20.yüzyılın başlarında Osmanlı toplumsal ahlak ve terbiye kurallarını, özellikle kadınlar üzerinden olmakla birlikte erkek varlığı üzerinden de göstermiştir.  Kadınlar başta olmak üzere evlilik, kötü yollar ve eğitim gibi konular işlemiştir.  Esere baktığımızda genç kızların çok ufak yaşlarda evlendirildiklerini görmekteyiz.  Bu da bize 20.yüzyılın başlarında genç kızlar için evlenme yaşının çok düşük olduğunu göstermektedir.   Küçük yaşlarda evlendirilmeyi yazar eserde Tarhan ve Rezin karakterleri üzerinden işlemiştir.  Tarhan karakteri evine uğramayan eşinden haberi olmayan bir karakteri işleyen yazar, okuyucuya küçük yaşlarda yapılan evliliklerin sağlıklı olmayacağı yönündeki bir mesajı aktarmaktadır. Yine aynı şekilde küçük yaşlarda olan Rezin Hanım’ın hoplayıp zıplayıp çocukluğunu yaşamasına itiraz eden Fitnat Hanım karakteri üzerinden küçük yaşlarda evlilik yapan genç kızların çocukluklarını yaşayamayacağı sinyalini vermektedir.  Yine eserde günah, örtünme, gayya kuyusu gibi tabirler kullanılarak dini unsurlar üzerinde durulmuştur.  Genç kız ve kadınların evsiz ve eşsiz kalma korkularının bir temel sebebinin de yollara düşmüş perperişan olan kadın figürlerinden kaynaklandığı aşikârdır.

Eseri okuduğumuzda dönemin Osmanlı köşk hayatını da görmekteyiz.  Kalfa, cariyeler ve ailelerin bir arada yaşadığı köşkler, yazar tarafından betimlenmiştir. Eserde, sınıfsal farklılıklar ve buna dayalı zıtlaşmaları da görmekteyiz.  Üstün olma ve öncü olma çabalarını eserdeki Dilsuz kalfa karakteri üzerinden yazarımız okuyucuya aktarmıştır.  Emine Semiye, karakterlerin daha iyi tanınması için detaylı betimlemelere yer vermiştir.  Romanda kardeşlik duygusu, merhamet, vicdan, ihanet ve hainlik gibi duygulara yer verilmiştir. Emine Semiye, eserinde özellikle din ve ahlak kurallarını kadın üzerinden göstermesinin nedeni ahlaki değerlere paralel olarak toplumsal ilerlemenin sağlanmasında kadın varlığının çok önemli olduğunun altını çizmektir.

Yazarımız bu eserde en önemli nokta olarak Osmanlı Türk toplumunda görmezden gelinen kötü yola düşmüş kadınların yok sayılmasına dikkat çekmek istemiştir.  Kötü yola düşmüş kadınların hikâyelerini, gerekçelerini ve kötü hâllerini betimleyerek genç kız ve kadınlara ibretlik ders vermek istemiştir.  Esere baktığımızda genç yaşına rağmen olgun olan Rezin Hanım olduğu gibi eğlenceye düşkün bir karakter de olan Cilve gibi kadın profillerine rastlanmaktadır.  Burada yazar iyi-kötü profillere yer vererek okuyucunun bu durumlardan ders almasını sağlamaya çalışmıştır.  Bu durum yine erkek karakterler üzerinden de gösterilmiştir.  Safai Bey ile Ressam olan Süleyman Samih Bey içinde aynı şey söz konusudur.  Safai Bey, karı kız peşinde koşan, Yekta’nın ve kızının vefat etmesine sebep olan biri iken Ressam Süleyman Samih Bey ise kötü yola düşmüş kadınlara yardım eden aynı zamanda da onların bu hâllerden kurtarılmasını dile getiren biridir.

0 comments on “Emine Semiye: Gayya Kuyusu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: